Türkiye ile Rusya’nın barışmasını kim(ler) istemez?

Yazılarıma sansür uygulayan Odatv’de yazmayı bıraktıktan sonra, kendimi ifade etme ihtiyacımı karşıladığı için büyük önem verdiğim Cumhuriyet Postası, dün (14.06.2016), şu başlıkta bir haberi „Editör’ün seçimi/ özel haber“ olarak okuyucularına sundu (şu anda da sunuyor):

„Erdoğan’dan Putin’e, ‘acz’ mektubu! (Yok böyle geri vites).“

Hem resimlerle verilmek istenen mesajı, hem de yazıda söylenenleri son derece manidar buluyorum. Sitemizin Editörü Fatih Bey’i, haber yayınlandıktan sonra aradım ve ona bu haberin kaynağını sordum. Kaynağın, „JönTürk“ adlı bir site olduğunu, Facebook’tan arkadaşı olan sahibinin ABD’de yaşadığını, ama onu tanımadığını söyledi. Bu, her yanından, Erdoğan’ı bahane ederek aslında Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı saygısızlık akan haberin Cumhuriyet Postası’nın dünya görüşüne ve siyasi anlayışına uymadığını söyledigimde, Fatih Bey, eleştirimi kabul etti…

Üzerine yorum yapabilmek için, haberi aynen vermekte yarar var:

„Hem Tayyip Erdoğan hem de ‘Düşük Profilli’ Binali Yıldırım, Rusya Ulusal Günü nedeniyle muhatapları Vlademir Putin ve Dimitri Medvedev’e birer mesaj göndererek, ilişkilerin normalleştirilmesi talebinde bulundular. Erdoğan, Putin’e mektubunda, >Türk halkı adına tüm Rus halkının Rusya Günü’nü kutluyorum. Ayrıca Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yakın gelecekte hak ettiği düzeye gelmesini diliyorum< dedi.

Yıldırım da Medvedev’e, yine aynı ‘temenni’yle, >Ülkelerimiz arasındaki işbirliği ve ilişkilerin yakın zamanda halklarımızın ortak çıkarları için gerekli olan seviyeye ulaşmasını umuyorum. Sizin üzerinizden tüm Ruslara sağlık ve refah diliyorum< diye yazdı.

Mektupların duyulması sosyal medyada büyük bir dalgalanmaya neden oldu. İşte o dalgalanma:

erdoganputin1a

By JönTürk

Rus Votkası da içer bunlar!

*

Belli ki kendilerini „JönTürk“ adıyla gizleyen Amerikanperverler, Rusya uçağının düşürülmesi emrini vererek kumpasa katılan Davutoğlu’nun çizgisindedirler. Bunların „JönTürk“-Möntürk gibi maskeler kullanarak gerçekte yapmak istedikleri açıktır: Türkiye’yle Rusya’yı barıştırmamak, hatta tam tersine, savaştırmak! Bunların amaçlarını üç maddeye indirgeyerek toparlarsak:

1. „Türkiye, komşularıyla sürekli bir sürtüşme, gerilim hatta savaş içinde olsun. Böylece bu ülke daha rahat kontrol edilir; bu ülkeye daha çok silah satılır; bü ülke daha rahat (etnik ve dinsel) iç sürtüşmelere sokulur!“

2. „Türkiye’ye, Devletin tepesine yerleştirdiğimiz elemanlarımızı (danışmanları) kullanarak, ‘Büyük Osmanlıcı’vari idealler, ‘derin stratejiler’, İslamcı ümmetle büyüme fantazileri, megalomanik hayaller… enjekte edelim ki, bü ülke cevresindeki ülkeleri, kendi hayalleri/ çıkarları doğrultusunda yönetme ve sömürme nesnesi/ objesi olarak algılasın. Ona ‘Büyük tazısın, tut!’ telkininde bulunduktan sonra, karşısındaki tavşanlara da ‘kaç, yardım iste!’ dediğimizde, ortalık kan gölüne dönecek ve biz bunu mutlulukla, viskilerimizi yudumlarken seyredeğiz!“

3. „Türkiye’yle Rusya asla barışmamalı! Hem Rusya’da, hem de Türkiye’de ‘kılcal damarlara’ soktuğumuz elemanlarımız aracılığıyla, Türkiye’ye Rusya uçağını düşürttük; Rusya’yı önceden kafaya alarak, IŞİD’imizi de hem bahane olarak gösterip hem kullanarak Türkiye’nin Güneyine, onun nefes almasını engelleyecek bir Kürt kuşağı çekiyoruz… Hitler’i de büyüklük fantazileriyle coşturduk ve sonunda tepesine bindik. Yeni Hitler’imiz Erdoğan’dır. Onu (yani Türkiye’yi) her taraftan kuşatacağız, aşırı tepkiler göstermeye zorlayacağız ve sonunda, Hitler Almanyası’na yaptığımız gibi, Türkiye’nin de başına bineceğiz!“

*

Başlığı/ sorumuzu tekrarlayalım: Türkiye’yle Rusya’nın barışmasını kim(ler) istemez?

JönTürk’müş! Hadi canım sen de!

Bunlara dense dense „JönAmerikan“ veya „Amerikan Jönü“ denebilir.

Mehmet Şekeroğlu

Hannover / Almanya