-İLBER ORTAYLI ŞERİF MARDİN’İ NEDEN ÖVÜYOR? -MEHMET ŞEKEROĞLU YAZDI.

Bugünkü (10.09.17) Hürriyet’teki yazısında, İlber Ortaylı kendisine hiç yakışmayan bir şekilde, genel kavramlarla, ezbere… Şerif Mardin’i övüyor.

Kendisine bir mail gönderdim; mailim, iki üç dakika sonra geriye gönderildi.

Bizim de elimizde sığınacak liman olarak Cumhuriyet Postası var. Ben de bu mektubu Fatih Kutbay’a gönderip, Cumhuriyet Postası’nda yayınlatırım…

Sayın Ortaylı,

Sizin müstesna bir tarihçi olduğunuzu biliyorum. Ancak, Şerif Mardin methiyesini size yakıştıramadım. Kafası ABD’yle ve onun güdümündeki Nakşibendilikte yoğrulmuş olan bu sipariş sosyologu, ölmüş olsa bile ancak hakkı olan laflarla anılmalı: CUMHURİYET VE MUSTAFA KEMAL DÜŞMANI BİR TARİKATÇI! AMERİKAN EMPERYALİZMİNİN HAS ÇOCUĞU!

“Ideoloji”, “Din ve İdeoloji”… fasa fiso! Marx’ı/ kapitalizmi anlamadan/ anlamak istemeden dünyayı anlayamazsınız. Mardin, yukarıda andığım ana „eser“lerinde aklınca Marx’ı (da) eleştiriyor. Zerre kadar anlamadan! Eleştirmeli, çünkü kendisine emperyalizmin verdiği sipariş bu! Yaptığı, havanda su dövmekten başka bir şey değil! Tabii bunu iflah olmaz bir tarikat elemanı olduğu için yapıyor, cehaletten değil…

Öldüğü gün onunla ilgili olarak yazdığım Facebook paylaşımımı yapıştırıyorum:
YANDAŞ (tarikatçı, ABDci, Osmanlıcı, Cumhuriyet düşmanı) STAR yine döktürmüş, bugün! Şerif Mardin „hocaların hocası“ymış da; „sosyolojide derin izler bırakmış“mış da; „tabuları yıkmış“mış da; „mahalle baskısı’na boyun eğmemiş“miş de… falan filan – fasa fiso…
Kerameti kendisinden menkul bu sipariş sosyoloğu, hiçbir analizinde/ „araştırmasında“ (!) emperyalizmi, ABD’yi, İngiltere’yi vb. anmayan bir TARİKATÇIdır! „Mahalle baskısı“ falan diye güya kendisinin keşfettiği söylenen kavram, Antonio Gramsci de vardır, Michel Foucault’ta da, Lois Althusser’de de… Dahası onlar bu baskıyı devletin/ egemen sınıfların/ emperyalizmin işçileri/ güçsüzleri… doğrudan kontrol altında tutmasını, bu baskıdaki sınıfsal ve ataerkil karakteri de analiz ederler.
Şerif Mardin, sosyal olaylara diyalaktik açıdan değil, fenomenolojik olarak yaklaşan bir sahte PUTtur. STAR’ın böyle bir putu göklere çıkarması, MADDE’nin tabiatı gereğidir.

Bu tarikatçı ve dolayısıyla SAF (ama başkasını saf sanan) Samuel Huntington falan fişman gibi sipariş sosyoloğuna sormalı: “‘Mahalle baskısı’ falan fişman diyorsun da, baskıyı yapan asıl merci kim? HANİ ONUN İLK SAHİBİ!? Mahalleli mi? Muhtar, belediye başkanı, millet vekili, ‘adalet’ (yasalar), polis/ eğitim kurumları ve tabii son çözümlemede, hukukun üstünlüğü ve laiklik ilkelerinin garantisi olma durumundaki DEVLET istemese, ‘Mahalle baskısı’ falan fişman olur mu?”

Saygılarımla

Mehmet Şekeroğlu