Cumhuriyet Gazetesi’ne Operasyon Üzerine

1) Cemaate destek veren çizgisi olmakla beraber somut delil olmadan ve yasaların kabul etmediği suç tanımı gerçekleşmeden uygulamaya girişmek yanlıştır.

2) Bunla beraber ulusalcılara “sürü” diyen Aydın Engin, Ergenekon operasyonlarını savunan Ahmet İnsel çizgisi de mahkum edilmelidir. Gazete TARAF’laştırılmıştır. Gazeteye gereğinden fazla değer atfetmek yanlış olmakla emperyalizme, cemaate hizmet eden anlayışl da mücadele edilmelidir. Mesele gazetenin aslına dönmesi değildir. Atatürkçülerin, sosyalistlerin bilincinin bulandırılmasına izin verilmemelidir.
3) “Özgür basın susturulamaz”, “basın susturulamaz” söylemi tehlikeli ve soyuttur. Özgürlüğün turnusolu emperyalizme ve dinle aldatanlara tavırdır. Emperyalizmin taşeronluğunu ve ülkemizi şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi yapmaya çalışmayan basın susturulmamalıdır. Zaman gazetesinin özgürlüğünden bahsedenler bugün kafalarına bomba yiyince ayılmışlardır umarım. Cumhuriyet gazetesi özgür değildir. Cemaatin yayın organları ise basın bile değildir.
4) ABD’nin baska gazete ve tvler için susarken cemaat için ve bu olay karşısında ‘derin bir kaygı’ duyması, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schul’in “kırmızı çizgi aşıldı” demesi, solu tavlamaya yönelik “Soykırımla yüzleş, hepimiz Ermeni’yiz” pankartının arkasında yürüyen ABD elçisinin başını çektiği propagandayı hatırlattı. Schul’in bizim gibi “Cumhuriyet, diğer bağımsız gazeteler gibi değildir. Ülkedeki en eski gazete ve cumhuriyetin en eski kurumlarındandır” diyecek denli sahip çıkması kaygımı daha da artırdı. Ergenekon kapsamında gözaltına alınan Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay, İlhan Selçuk için kılını kıpırdatmamışlardı. Hatta desteklemişlerdi gözaltıları.
5) Umarım gazete bundan ders alır da özeleştiri verir, köklerine döner.
6) Baskın emperyalizmin solu Turuncu devrime iknanın aracı haline getirilmeye çalışacak. Hükümetin uygulamasına karşı çıkmakla beraber emperyalizmin oyununa gelmemeye de dikkat edelim.

Mustafa Solak

Tarihçi Yazar